« Önceki | Sonraki »

14.5.2007

mehmet turgut--photography

Another discovery following my recent discovery:)
Here is the photographer who has taken heart-stopping pictures of Cem Adrian..

Check out his web site, he has a very impressive style, with lots of pictures with their unique concepts/stories..

I am sure you will love those pictures..

http://mehmeturgut.deviantart.com/

3.4.2007

cem adrian..

Yes that is my latest discovery as you can read in my last entry..

I have been listening to his songs for the last week..And honestly, I like his style a lot. He has something very unique not onlyin  his voice, but in his manners. He has this look in his eyes that cannot be told in mere words..I can see he is freaking talented :) He has this artistic style, I can say he has this gift not only in music, but also in dance, painting and photography. Time will prove me right, you will see :)

Listen to his songs, see his movie clips..and feel his pain, and sorrow...

http://www.youtube.com/watch?v=PAzMjJcvFaM&mode=related&search=

http://www.youtube.com/watch?v=5rdbdRIHeAQ

http://www.youtube.com/watch?v=dN27HKTShvw&mode=related&search=



30.3.2007

my latest discovery:)

I have just listened to a song, and found some reflections of me..which is nice..
Looks like there is someone like me out there, and someone who cares enough to compose this song for her :) The singer is Cem Adrian, and it is my first expsosure to his songs..The song is called `bana ozel`

Here is the lyrics of the song..

sorry chrissie gilda and jeff..it is in Turkish..I will send you a translation sometime I promise :)

------------------

bu şehirde bir kadın var adı bana özel
bana özel bana özel
elleri var küçücük yüzüyse çiçeklerinden güzel
kimse bilmez benden başka bir kalbi var kocaman ama bana özel
bazen kızar dünyaya ama sadece kendini üzer
göremezler göremezler
izin vermese asla üzemezler
çözemezler
onun bir düşü var ki asla asla bilemezler
onu neden sevemezler
bilemezler hiç hiç sevemezler
ahh ahh
bazen bakar gözyüzüne bulutları izler
kuş olup ucmak kanat cırpmak o bulutları gecmek ister
yemyeşil çimenlerde sırılsıklam koşmak ister
bu gri şehrin tüm yollarını rengarenk boyamak ister
göremezler göremezler
kalbindeki elmasa erişemezler
çözemezler çözemezler
onun bir düşü var ki asla asla bilemezler
onu nasıl sevemezler
bilemezler hiç hiç sevemezler
göremezler göremezler
kalbindeki elmasa erişemezler
çözemezler çözemezler
onun bir düşü var ki asla bilemezler
onu nasıl sevemezler
bilemezler
hiç hiç sevemezleeer.
oooo
şimdi o kanatlarını rüzgara acmış dur diyemezler
yıldızların arasında o kadar parlak ki secemezler
başka sularda o
başka rüzgarlar arıyor
başka yollara yürüyor
başka....



17.5.2006

elif safak--araf

Elif Safak'la ilgili onceki yazima ektir:
Nihayet aldim Araf'i ve okumaya basladim..
Tatilim olduğu bir gün aldım ve okudum..tek günde bitirdim yani..
bence önce okudugum kitabina-mahrem'e-gore daha akiciydi dili, kurgusu da gelismisti..bundan sonraki kitaplarinda gitgide kendini gelistirmis oldugu seklindeki arkadaslarimin yorumlarina katildim ben de..
Kitap cok etkiledi beni, benzer sosyal ve psikolojik sureclerden benim de gecmemden sanirim..
araf'ta oldugum bir donemde okumamin da kitaptan etkilenmemde etkili oldu..
araf'ta oldugunu dusunenlerin okumasini siddetle tavsiye ederim..
Benim icin siradaki kitabi Baba ve Pic..Onu da edindim arkadasimdan, bitince onunla ilgili dusuncelerimi de paylasirim sizinle..

11.4.2006

fikret kizilok 2..

Fikret Kizilok'tan vazgecemiyorum son zamanlarda..Kaliteli muzik dinlemek isteyenlere de siddetle tavsiye ediyorum..

Bu seferki sarki:
---------------

sorum yok soranim yok
yolum yok yordamim yok
bir çikmaz sevdadayim
çekip vuranim yok
günüm yok günesim yok
uykum yok düslerim yok
kin olmus susuyorum
bir tek sirdasim yok

çektigim acilarin demindeyim bu aksam
pisman desem degilim
bir harmanim bu aksam

her gecenin sabahi
her kisin bir bahari
her seyin bir zamani
benim dermanim yok

20.3.2006

fikret kizilok..

Bilgisayarimdan Fikret Kizilok'un ipeksi sesi duyuluyor..Dinledigim sarkiyi ilk kez duyuyorum ve hosuma gitti..Sizinle de paylasayim dedim..

-----------------------------------------

kalbim, neden hep olmazlarda
neden hep cikmaz sokaklarda
kalbim..kalbim..kalbim..
dayanmak artik kolay degil
birakacak gibisin yari yolda kalbim
sevdin olmadi
bir dunya istedin kardeşçe, olamadi
dayanmak artik kolay degil
birakacak gibisin yariyolda kalbim...

13.12.2005

re-entry shock..

Bu kelime, yurtdisinda bir sure yasayan insanlarin, yurtlarina geri dondukleri zaman yasayacaklari geri donus soku, veya tersine kulturel soku anlatan kelimedir..

Buna gore, yurtdisindan donen kisileri degisik donemler beklemektedir: Ilk baslarda, uzun suredir gormedigi ve ozledigi kisileri gorme, eski ortamina tekrar donmekten kaynaklanan mutluluk ve cosku donemi...Sonra, kendisi yurtdisindayken insanlarin ve bazi olaylarin degismis oldugunu anlamaya basladigi kaygilanma donemi..Ki bu devamli dusus haline gelir, ve yurda donusten 3 ila 6 ay sonra, kisi kendini, eski arkadaslariyla ailesiyle, sevgilisiyle artik ortak dili konusmadiklarini fark ettigi yalniz hissettigi, bun nedenlerle de agresiflestigi iletisim sorunlari yasadigi dibe vurmayi yasar..Bu donem kimine gore birkac hafta surer, kimine goreyse birkac ay..Bu, cevresindeki kisilerin, yurtta donen kisiye yakinlik ilgi ve anlayisla yaklasmalarini da gerektiren zorlu bir donemdir..

Bu sureci atlatan kisi yeniden alisma surecine gecis yapacaktir..Yeni durumuna alistigi bu donem devamli surecegi gibi, bazi kisiler, dibe vurus surecine tekrar donus yapabilir..

Bu surec, sonradan ekleyecegimi tabloda guzel dile getirilmis..3-6. aylarda egrinin en dusuk oldugu yere gittigine dikkati cekerim..


Yurtdisinda donen arkadaslariniz varsa, aman ne kadar da degismis, eskiden daha iyiydi diye pesin hukme varip aranizi acmamanizi tavsiye ederim.Onlara alismalari icin zaman verin, yardimci olun, onlari dinleyin..Biraz musamaha gosterin..Buna cok ihtiyaclari oldugunu goreceksiniz..


10.12.2005

bambaska bir sey bu sarki..

Zeki Muren''n essiz sesi ve yorumundan mutlaka dinleyin...

Avuclarimda hala sicakligin var...

Insanin yuregini hedef aliyor ve onikiden vuruyor..

sozleri soyle:

avuçlarımda hala sıcaklığın var, inan
"unuttum" dese dilim yalan, billahi yalan
hasretindir içimde hep alev alev yanan
"unuttum" dese dilim yalan, billahi yalan...

beste ve güfte yusuf nalkesene aitmis...

27.10.2005

ahmet arif'ten..

Hasretinden prangalar eskittim

Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

25.10.2005

born into brothels- kalkuta'nin cocuklari..

Dun gece bu belgesel filmi seyrettim. Bu film, su zaman gecirilmek icin izlenen, filmin sonunda neden izlenildigi bile hatirlanmayan, seyirciye hic bir sey katmayan tipik filmlerin cok uzagindan bakiyor sinema dunyasina..Belgesel, Hindistan'daki kirmizi bolgede, yani genelevde calisan kadinlarin fotograflarini cekmek icin Hindistan'a giden Amerikali bir kadinin, genelevlerde yasayan cocuklari fark etmesiyle yon degistiren hikayesini anlatiyor..Amerikali fotografci, bu, kimi merakli, kimi cekingen, kimi uysal, kimi hircin, cocuklara fotograf cekmeyi ogretiyor, ve onlarin o ortamdan kurtulmalari icin caba gostermeye basliyor..

Filmi seyrederken, hem huzunleniyor, hem guluyor, hem sasiriyor, hem uzuluyor, hem dusunuyor, hem birseyler yapmak istiyorsunuz..Bu haliyle, duygu somuru yapilmaya cok musait bir hikayeden, akli basinda guzel bir belgesel yapilmis..

Insanlara, ailelerinin gecmislerinden oturu, ya da, dinsel, irksal, cinsel, renksel, vb. ozelliklerinden oturu, hayatlarini duzene sokma, yoksullugun kisir dongunden kurtulma sansi bile vermedigimiz takdirde, o kisir dongunden cikarmaya calistiklari baslarini, ellerimizle o zor duruma, veya batakliga, nasil gerisin geriye donmeleri icin zorlayabilecegimizi acik bir sekilde gosteriyor belgesel..Oysa birazcik cabayla, birazcik onyargisiz yaklasimla, birazcik emekle, o insanlar, iclerindeki potansiyeli -iyi olma ve iyilik yapma, egitim gibi potansiyellerini- ortaya cikarabileceklerini carpici bir sekilde anlatiyor.

Filmin sonunda, o kadar kisiden, sadece ikisi mi okula gitmis diye burun kiviranlara, su meshur deniz yildizi hikayesini hatirlatiyor, ve "onun icin cok sey fark etti" diyorum..
Iyi seyirler,